• No Comments
Tanrının eli, yani hand of god kavramı size neler hatırlatıyor olabilir? Hemen ansiklopediye bakalım:
Dini ve hukuki kavramlara baktığımızda force majeur diye geçen, yani insanların güçlerinin ötesinde onların yapamayacağı şeylere verilen bir ad
Yahudi folkloründe bir tılsıma verilen ad
Tanrının otoritesinin dünyaya yansıması
1990′larda Orta Amerika’ya giderek yabancı topraklarda operasyon yapan bir Amerikan askeri timinin adı
Battlestar Galactica isimli dizinin 1978 ve 2003′te ayrı ayrı çekilmiş bölümlerinin adı
Satranç oynarken yenilen birinin elinin tersiyle tahta üstündeki tüm taşları yere atarak teslim olması hareketi
Ve son olarak…
Maradona’nın 22 Haziran 1986 yılında İngiltere’ye “çaktığı” gol. Bunu sadece hakeme değil tüm dünyaya yedirdi. Dünya buna çok sinirlenebilirdi eğer İngiltere Arjantin’i Falkland adaları gibi konularda çok sıkıştırmamış olsaydı… Tüm dünyanın burnuna burnuna sinir bozucu İngiliz şımarıklığını sokmamış olsaydı…
Düşünün bir kere iki ülke 4 yıl önce tüm dünyanın canlı yayında izlediği kıyasıya bir savaa sahne olmuş. 20 yıl önce
ingiltere’de düzenlenen dünya kupasında iki ülke maç yapmış ve Arjantin kaptanı terbiyesizce oyundan atılınca kupaya İngiltere uzanmış… Zaten tarihi bir husumet söz konusu. Bu iki ülkenin maçının düzgün geçmesi mümkün olabilir mi?
1.65 boyundaki Maradona havada uzuyor ve elini kalecinin topuna sokuyor. Ki kaleci İngilizlerin efsane ismi Shilton. Top tıngır mıngır kaleye gidiyor. Maradona özür dileyip golü elle attım mı diyecek? Suçlu suçlu hakemin gözünün içine bakarak onun insafına mı sığınacak?
Haydi canım… Hemen arkadaşlarına seslenerek “çabuk gelin beni kutlayın yoksa hakem uyanıp golü vermeyecek” diyor. Hakem golü veriyor. Arjantin yarı finale çıkarken İngiltere evine dönüyor. Ardından Belçika’yı geçen Arjantin Almanya’yı da yenerek kupayı eine götürüyor. O seneki dünya kupasının mottosu El Mundo Unido por Un Balón, yani top sayesinde bir araya gelen dünya. Ama Maradona’nın eli daha çok konuşuluyor.
Bu olayın ardından kaleci Shilton yazdığı kitabın kapağında bu anın resmini kullanıyor. 1997 yılında Gary Kasparov IBM’in Deep Blue’su ile yaptığı satranç maçını Maradona’nın elle gol attığı maçla kıyaslıyor. İskoçlar nefret ettikleri İngilizleri aşağılamak için Hand of God isminde barlar açıyorlar. Kötü mü oluyor? Bunu tarih bile gösteremedi
• No Comments
Siz İngiliz lordlarına inanmayın. Futbolun beşiği İngiltere filan değil. Hatta orası olduğunu söyleyenlere de deyin ki eğer futbolun beşiği gerçekten orası olsa bile futbol dediğimiz aktivite lordların değil halkın oynuydu. Lordlar futbol o topraklarda doğarken atın üstünde oynanan abuk subuk oyunların peşinden gidiyorlardı. Bildiğimiz anlamda futbolu da avam kişiler oynuyordu. Neyse bu noktayı hızlı geçelim.
Futbolun […]
• No Comments
Mahallede maç yaptığımız zamanlarda hep içimizden bir numara olmak geçerdi. Ama bir numara kaleciydi ve kaleye genellikle maç yapamayan, koşamayan ve bu yüzden kaleye konmuş adamlara verilirdi. Kötüydü bu bir numara olmak. Ama içimiz giderdi.
Sonra bir adam geldi ve sıkıntı bitti: Osvaldo Ardiles. 1978 yılında Arjantin’in ilk kez dünya kupası aldığı maçta takımın beyniydi. 1 […]
• No Comments
Nike geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamayla önümüzdeki üç sezon boyunca UEFA Kupa ve UEFA Süper Kupa maçlarında kullanılacak resmi futbol topunun Nike imzasını taşıyacağını söyledi.
Teknik özeliklere bakacak olursak… Topun teknolojik özellikleri topun içerisinde başlıyor: 6 kanatlı karbon-lateks hava bölmeleri, topun patlayıcı bir hıza ulaşmasını sağlarken, yeni teknoloji ürünü valf sistemi üst düzey hava tutulumu sağlıyor. Polyester […]
• No Comments
Beşiktaş Kulübü taraftarının onu anlamak için 16 yılı vardı. Ama Seba tribünlerden şöyle uğurlandı:
15 sene oldu
Senin süren doldu
Yeter artık Seba
Haydi istifa
Beşiktaş, 1957 yılından 2006 yılına kadar 50 yılda 12 şampiyonluk gördü. Süleyman Seba bunların 5 tanesinde kulübün başındaydı. Toplamda 20 kupa kaldırdı. Tarihe geçti. Aslında o, zaten tarihin tam ortasındaydı: 1947 yılında İnönü Stadı’nın açılışında […]
• No Comments
Bizim stadlarımız da çok güzel elbette. Ama Avrupa’da bir stadyum var ki 98.787 seyirci kapasitesine sahip. En büyük… Bizim Şükrü Saracoğlu Stadı’nın neredeyse iki katı, İnönü Stadı’nın üç katı. İspanya’nın Barcelona şehrinde. Katalanların şehrinde. Sanki tarihte biraz ezilmişler de bunun öcünü stadlarının ihtişamıyla alıyorlarmış gibi. 24 Eylül 1957 yılında açıldı. Faşist rejim gördü, siesta ve […]